“Zoraki Koca”nın Ömer’i Burak Özçivit, mankenlikten
oyunculuğa geçen isimlerden. Samimiyetin işte, aşkta, hayatın her
alanında tüm kapıları açacağına inanan genç oyuncu, Trendy dergisine
verdiği röportajda, “İlk zamanlar oyunculuk tecbürem yok diye çok
reddedildim” dedi.
2005 Best Model of the World” yarışmasında 2’nci oldunuz. Modellikle başladınız ama artık oyunculuk yapıyorsunuz. Neden?
- 5 yıldır bunun için çabalıyordum. “Best Model”a katılmadan önce
mankenlik yapıyordum. 2002 yılında yine “Best Model” yarışmasına
girdim. Onda “Gelecek Vaat Eden Model” seçildim. Çünkü daha 17
yaşındaydım ve bir erkek için çok erken bir yaş bu. Amaç tabii ki daha
iyi yerlere gelmekti ama hedefim mankenlik değildi. Babam çok istediği
için yarışmaya katıldım. Bu yarışma benim için sadece bir basamaktı.
Oyunculuğa gelince… Kendimde bu kadar oyunculuğun olacağını
düşünmüyordum. Çünkü oyunculuk en başta rahatlık demek. Ne kadar rahat
olursan
arkası da o kadar geliyor. Biraz da çalışıyorsa, beyin ekliyorsun
üstüne o kadar! Yarışmadan sonra çok çalıştım, çok çabaladım. Bir çok
film şirketine gittim. Ama söylenen şey; “Tecrüben yok” oldu. Ama
“Zoraki Koca”nın yapım şirketi bana çok güvendi. “Yeni bir yüz” diye
şans tanıdılar.
Film şirketlerinden devamlı; “Deneyimin yok”u duymak, güveninizi kırdı mı?
- Yapamazsam korkusu çok oldu. Çünkü hiç bilmediğiniz bir
meslektesiniz. Ama “Zoraki Koca”yla tüm korkuları aştım. Ayaklarımı
yere şimdi daha güçlü basıyorum.
“Oyuncu oldum” diyebilir misiniz?
- Hayır. Sonuçta bu işin eğitimini almış insanlar var. Ben eğitim
almadım sadece içimden geldiği gibi oynuyorum. Ama sette
tiyatroculardan aldığım dersler var; “Şöyle yap, böyle yap. Yanlış oldu
bir daha yap” gibi… Bunun çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü
birinci bölümle on yedinci bölüm arasında ciddi bir fark var, bunu
hissediyorum.
MANKENDEN KEBAPÇI DA OLUR CUMHURBAŞKANI DA
Canlandırdığınız karakterle aranızda bir benzerlik var mı?
- Yok. Sadece o da benim kadar doğal. Ben de özel hayatımda o kadar
doğalım. Mankenler daha çok kasılır. Bunu biliyorum çünkü 5 yıldır bu
işin içindeyim. Oyunculukta da bunu çok kullanıyorlar. Hepsi için
söylemiyorum ama yüzde 90’ı böyle. Ben nasılsam öyleyim o yüzden
kurtardım biraz da. Film setine hálá podyum gözüyle bakıyorlarsa bir
kere yanlış. Ben burada mankenliği unuttum. Burada sadece oyuncuyum.
“Krize gir” diyorlar, giriyorsun.
Bu arada şanslısınız, “Musallat” adında bir sinema filminde de oynadınız…
- “Musallat” bir korku filmi… Yarısı Almanya’da çekildi. Bunalımlı
bir adamı canlandırıyorum. “Musallat” 16 Kasım’da vizyona girecek.
Türkiye’de yapılan korku filmlerini gördük, hepsi komikti. Bizimkinde
kimse gülemez, garanti veriyorum! Çok sert bir film. Çirkin bir adamım
orada, saç sakal birbirine girdi! Kendimi bu filmde göstereceğime
inanıyorum. Herkes; “Bu çocukta neler varmış” diyecek.
“Mankenden oyuncu, şarkıcı olmaz” düşüncesine nasıl bakıyorsunuz?
- Bir genelleme yapmamak lazım. Kafası çalışan her insan her işi
yapar. Biraz da yeteneği varsa olur. Oyunculuk yetenek işi ama biraz da
zekáya bağlı. Fakat şarkıcılık tamamen yetenekle ilgili. Kafam
çalışıyor diye şarkıcı olamam! Ama; “Mankenden şu olmaz, bu olmaz” diye
bir şey yok. Mankenden kebapçı da olur kardeşim, cumhurbaşkanı da…
Mankenlerin hepsi boş değil, okumuş insanlar…
Nasıl kızlardan hoşlanıyorsunuz?
- Makyaj sevmiyorum ben. Hafif makyaja eyvallah ama şimdi genç
kızların yaptığı ağır makyajdan hoşlanmıyorum. Fazla makyaj, doğallığı
kaldırıyor ortadan. Samimiyet kalmıyor. Benim kız arkadaşım da öyle
makyaj yapmaz, olduğu gibidir. Ama genelleme yapmak gerekirse;
kumrallardan hoşlanırım. Kız arkadaşım da kumral…
Gelecekle ilgili planlarınız neler?
- Şu an sadece oyunculukla ilgileniyorum. Ben yaptığım işe çok
odaklanırım. Bir sürü teklif geliyor. Ama dediğim tek şey; “Şu an bu
işteyim ve başka bir işle ilgilenemem.” Sabah 5’te uyanıyorum. Sete
gidiyorum. Gece 3’e kadar setteyim. Geri kalan zamanda uyuyorum.
Aralarda da yemek yiyorum. Kız arkadaşımla buluşamıyorum bile! Hayatım
“Ömer” olmuş durumda.
Sevgilim beni kıskanıyor
Büyük bir hayran kitleniz var. Özel hayatınızda bunun güzellikleri kadar zorluklarını da yaşıyor musunuz?
- Neredeyse kız arkadaşımla dışarıya çıkamıyorum. Vaktim olduğunda
da şapka ve gözlükle dolaşıyorum. Bu arz taleple ilgili. Şu an tek
hedefim; işimle ön planda olmak!
Sevgiliniz hayranlarınızdan rahatsız oluyor mu?
- Doğal olarak beni kıskanıyor. O da ben de bu kadar ilgi olacağını
düşünmüyorduk. Dizi çok tuttu. Ömer karakteri sevildi. Samimiyete
inanıyorum. Oynarken de yapmacık değilim. Eğer yapmacık olduğunu
hissedersem, bir daha oynarım. Olduğum gibiyim; “Ay kötü çıktı, olmadı”
gibi endişelerim yok.
Sevgilinizle evlilik planınız var mı?
- Hayır yok, daha çok erken. 23 yaşındayım. Askerliğim var önümde, mesleğim var. Neticede erkeğim ben!